Kimisi ONUR duyar, kimisi UTANÇ!

Geçen Pazar günü rekor katılımla gerçekleşen 12. İstanbul LGBTİ Onur Yürüyüşü’nden sonra bir de baktım ki kimileri onur duymuş kimileri ise utanç!

Hayatta en katlanamadığım şey, eşcinsellerin homofobisi ve transfobisi. Daha ahmakça ve daha utanç verici bir şey düşünemiyorum.

Pazar gününü beach club’larda çektirdiği selfie’leri Facebook’a yükleme telaşı içinde geçiren, kaç like aldıklarının hesabını tutan bazı poster çocuğu eşcinseller, Onur Yürüyüşü’ndeki tipleri çok feminen bulmuş, adlı adınca yazmasalar da belli ki transseksüel ve travesti arkadaşların da bu yürüyüşte olmasından rahatsızlık duymuşlar ve hatta “Bu kişiler eşcinselleri temsil etmiyor, rezil oluyoruz, sonra da kabul görmek istiyoruz, bu tipleri gören halk bizi kabul eder mi? Bu yürüyüşü desteklemiyorum” diye buyurmuşlar.

Ah benim güzel kardeşim, evet biz Türkiyeli eşcinsellerin feminen düşmanlığı hep var, hatta çoğu zaman self-loathing yani kendinden nefret etme boyutlarında. Feminen davranışları olanların bizzat gey sosyal ağlarda “feminen olan sakın yazmasın” diye sevişmek için partner aradığı bir ülke burası biliyoruz ama yine de ağzından çıkanı biraz kulağın duysun.
Her zaman köşe bucak gizlenip, bazen de karı-kız muhabbeti yaptığın heterolarla böğürdüğün günlerin gecesinde, iki kadeh alınca, kafan güzel olunca ne kadar feminenleştiğin, kapalı kapılar ardında neler yaptığın bizleri rahatsız etmiyor oysa ki. Bu senin hayatındır, senin özelindir diyoruz. İnsan olman yeter, özgür olman yeter diyoruz. Feminen olman, maskülen olman neden başka birini rahatsız etsin ki diye düşünüyoruz. Cidden neden rahatsız ediyor seni bu kadar? Hoşlanmıyorsan geri çevirirsin, koynuna almazsın olur biter? Olmaz mı? Bu nefretin sebebi ne? Kendi içindeki feminen karakterden korkman mı?

Elbette herkese açılmak zorunda değilsin ama adlı adınca ortaya koymadığın eşcinselliğin yüzünden zulüm görmediğini, dışlanmadığını, işini kaybetmediğini, ailenin veya arkadaşlarının sitemlerine maruz kalmadığını söyleyeceksin belki de. “Ben hep böyleydim, kimse de beni dışlamadı” diyeceksin. Ne mutlu sana, güzel bir çevren varmış. Peki ya cinsel yönelimi yüzünden işinden kovulan, aşağılanan, zorbalık gören hatta kendi akrabaları tarafından öldürülenleri, kiralık ev verilmeyip hep şehrin dışına itilenleri de görmezden mi geleceksin? Sana dokunmayan yılan bin mi yaşasın? Bu kavga senin de kavgan değil mi dostum? Hiç mi sana dönmeyecek bu oklar sanıyorsun? Sen sustukça, susturuldukça, bir ömür boyu rahat yaşayacağını mı düşünüyorsun? Yaşamadığın bu sıkıntılarla eşcinselliğini açıklamadığın için bugüne kadar hiç karşılaşmamış olabilir misin?

Şöyle bir düşün bakalım, senin bu dünyaya bu davaya ne katkın ne faydan var? Kalkıp hakkını savunmadıkça, dik durmadıkça, böyle bir ülkede “ben onurlu bir eşcinselim” diyebilir misin? Hani ne olduğunla onur duymadan da yaşayıp gidebilir misin yoksa?

Türkiye’nin dört bir yanından o yürüyüşe gelmek için koca bir sene boyunca para biriktiren ve nihayet belki de senede bir gün, kendini ait hissettiği tek kalabalıkta gururla yürüyen o taşralı insanı yargılamaya, aşağılamaya ne hakkın var? Sen kimsin? Hani konu “saygı duymanın derecesini ölçmek ” ise ben o insanlara sana duyduğumdan çok daha fazla saygı duyuyor ve kıymet veriyorum. Cidden sen kimsin de o yürüyüşte yürüyenleri beğenmiyorsun?

Gey barlarda her hafta sonu her bir içkiye verdiğin 25-30 TL’lerin bir tanesini bile Onur Yürüyüşü için açılan destek hesaplarına göndermeyen SEN, neyi-kimi beğenmiyorsun? En havalı, en kaslı erkekleri görmek ve oradaki eşcinsellere hava atmak, sadece orada bulunmak için fitness klüplerine her ay 250-300 TL bayılan SEN, bir avuç -gerçekten bir avuç- insanın zorlukla organize etmeye çalıştığı bu yürüyüşü mü beğenmiyorsun? Tekrar soruyorum: SEN KİMSİN?

İyi niyetle düşünelim, hani sen belki de kendini değersiz sanıyor ve “ben tek başıma neyi değiştirebilirim” diye düşünüyorsun ya belki, sana bir hatırlatma yapayım: Bu yürüyüşteki insan sayısı her sene katlana katlana gidiyorsa, bu sadece LGBT aktivistlerinin başarısı değildir. Tek tek kafaları değişen ve çevresindeki kafaları da değiştiren bireylerin de eseridir. Bu konuda Facebook’una, Twitter’ına, bloglarına, dergilerine, gazetelerine, kitaplarına yazan çizen, arkadaşlarıyla konuşan, başka bir LGBT bireyin ezilmesine izin vermeyen, onlara hakaret edeni uyaran, herkese saygılı olmaya davet eden ve hatta LGBT bile olmayan heteroseksüel sade vatandaşın da eseridir. Bütün bu “küçük” insanlar oradaki 100.000 kişiyi oluşturmuştur. Bizzat orada olmalarının dışında, bu insanların bu davaya katkısı budur.

Senin yürüyüşte beğenmediğin o feminen tipler, translar ve diğer “kalitesiz” bulduğun insanlar da senin “görünür” olmana katkıda bulunmakta ve senin dört duvar arasında yaşadığın bu ikinci hayatını gün gelip de açık seçik yaşayabilmen için senin de hakkını savunmaktadırlar. İnan bana senin olduğundan daha da “mert”tirler, daha “erkek”tirler bu konuda. İşte bu yüzden, sen önce kendinden UTAN kardeşim sonra da o yürüyüşteki insanlarla ONUR duy!

Adana Travestileri, Ankara Travestileri, Antalya Travestileri, Aydın Travestileri, Balıkesir Travestileri, Blog Travesti, Bursa Travestileri, Denizli Travestileri, Diyarbakır Travestileri, Gaziantep Travestileri, Genel, Hatay Travestileri, İstanbul Travestileri, İzmir Travestileri, İzmit Travestileri, Kayseri Travestileri, Kocaeli Travestileri, Konya Travestileri, Sakarya Travestileri, Samsun Travestileri, Travesti, Van Travestileri kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

ürkiye’de fotoğraf güzel olmayanı görmüyor

Laleper Aytek’in Paris’te çektiği 63 siyah-beyaz fotoğrafın yer aldığı NON-PARIS başlıklı sergi, Fransız Kültür Merkezi’nde açıldı. AGOS’tan Miray Özturan, Fransızca’da önüne geldiği kelimeye eksiklik ve yadsıma anlamı katan bu önekin fotoğraftaki anlamını ve 31 Ocak’a kadar açık kalacak olan sergisini konuştu.

NON-PARIS projesi nasıl başladı?

Paris’te bir fotoğraf fuarına katılmak için gitmiştim. Şehri gezerken farklı bir heyecan hissettim, bu şehirle ilgili bir şeyler yapmak istedim. Daha sonra konuyu, Fransız Kültür Merkezi’nin müdürü Berenice Gulmann’a açtım, projeme destek olacaklarını söylediler. 2013’ün Şubat ayından 2014 Mart’ına kadar bu proje üzerine çalıştım.

‘Non’ nereden geliyor?

Bir arkadaşıma çektiğim fotoğrafları gösterdiğimde, “Sen ‘non’ çekiyorsun” demişti. O zaman karar verdim, serginin adının NON-PARIS olmasına. Bu arada, serginin Fransız Kültür’de açılmasının bir nedeni de, bu galerinin klasik galeri mantığıyla çalışmıyor olması. Sanatçının işine hiçbir biçimde müdahale etmeden, her türlü baskı maliyetini dahi üstlenerek bu projenin ortaya çıkmasına yardımcı oldular. Galerilerin müdahalelerinden bağımsız bir iş üretebilmek, fotoğrafçı için bir nimet.

İstanbul’a ‘non’ bakılabilir mi?

Bakılabilir – takıntılı olduğumuz ‘güzel fotoğraf’ tanımlamalarımızdan sıyrılabilirsek elbette… İFSAK’ın çıkardığı 55. yıl kitabında onlarca Kız Kulesi fotoğrafı var. 2015 yılında hâlâ böyle olması insanı üzüyor. Hepimiz Kız Kulesi’nin var olduğunu biliyoruz fakat bilmediğimiz haller de var. Örneğin Tarlabaşı’nda seks işçiliğiyle para kazanan bir travestinin hayatı yer bulamıyor Türkiye’de, fotoğraf alanında. Belli normallerimiz var, bunlar üzerinden ‘güzel’ fotoğraf çekiyoruz. Bu durumu 80 sonrası kadın fotoğrafçıların kırdığını düşünüyorum. ‘İstanbul’ adlı bir sergiye baktığımızda hemen klasik anlamda güzellik öne çıkıyor. İFSAK’ın bu tavrını değiştirmesi gerek. Maksadımız güzel fotoğraf çekmek olmamalı. Burada kastım, insanların duygularını sömürmek değil. Robert Frank de Amerikalıların fotoğraflarını çekmiş, ancak duyguları hiç istismar etmiyor. Diane Arbus da, dönemin garip görünen ve hastalıklı insanlarını çekmeye yönelmiş.

Türkiye’deki kadın fotoğrafçıların yeri hakkında ner düşünüyorsunuz?

Fotoğrafın bir cinsiyeti yok belki ama çekenin bir cinsiyeti var. Farklı yaşam birikimleriyle, kadın ya da erkek oluyoruz. Kadın olmak, başka faktörlerden daha önemli bir değişken. Türkiye fotoğrafında güzel fotoğraf üretme koşulu var. Geçen yıl Semiha Es Uluslararası Kadın Fotoğrafçılar Sempozyumu’nu düzenledik. Kadın fotoğrafçıların çalışmalarından bir seçki yapınca gördük ki kadın fotoğrafçılar görünür olmakta güçlük çekiyor. Bu durum 1980 sonrası kadın fotoğrafçılarla kırılmaya başlıyor. Bu sempozyum sayesinde birçok kadın fotoğrafçının arşivine, sınırlı bir ölçüde de olsa ulaştık. Bunların arasında Maryam Şahinyan, Eleni Küreman, Naciye Suman ve Semiha Es’in arşivleri vardı. Bunlar, Türk basınına fotoğraf üreten ilk kadın fotoğrafçılar. Semiha Es ölmeden bir yıl önce arşivini bir arkadaşına veriyor, o almazsa çöpe atacağını söylüyor. Arşive ulaştığımda gözlerime inanamadım. Semiha Es’in Kore Savaşı’ndan fotoğrafları vardı. Tıpkı Robert Capa gibi…

Adana Travestileri, Ankara Travestileri, Antalya Travestileri, Aydın Travestileri, Balıkesir Travestileri, Blog Travesti, Bursa Travestileri, Denizli Travestileri, Diyarbakır Travestileri, Gaziantep Travestileri, Genel, Hatay Travestileri, İstanbul Travestileri, İzmir Travestileri, İzmit Travestileri, Kayseri Travestileri, Kocaeli Travestileri, Konya Travestileri, Sakarya Travestileri, Samsun Travestileri, Travesti, Van Travestileri kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

TBMM’de LGBT’ler nefret söylemine karşı korunmuyor

Meclis çatısı altında nefret söylemi ve ayrımcı ifadelerle mücadele “cinsel yönelim, cinsiyet kimliği ve cinsiyet ifadesi” ibarelerini kapsamazken, eşcinseller ile transların koruma dışı bırakıldığı ortaya çıktı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu’nun soru önergesine yanıt geldi.
TBMM Başkanlığı’na yöneltilen “TBMM’de nefret söyleminin ve ayrımcı ifadelerin kullanılmasının engellenmesine” ilişkin önergeyi, TBMM Başkanvekili Sadık Yakut yanıtladı.

AKP milletvekili Yakut yanıtında milletvekili dokunulmazlığına değindi, “Bununla birlikte, TBMM İçtüzüğü’ne göre Genel Kurul’da kaba ve yaralayıcı sözler söyleyen kimseyi Başkan’ın derhal uyaracağı, söyleminde ısrar etmesi durumunda kürsünden ayrılmaya davet edeceği, Başkan’ın gerekli görmesi halinde birleşimden çıkarabileceğini” anımsattı.

TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, Meclis çatısı altında nefret söylemi ve ayrımcı ifadelerle mücadeleye ilişkin Siyasi Etik Uzlaşma Komisyonu’nun 2012 Aralık’ında tamamlanmış ve Meclis Başkanlığı’na sunulmuş kanun teklifine dikkat çekti.
Siyasette açık, dürüst, hesap verebilir anlayışın yerleştirilmesi ve siyasi etik konusunun ayrıntılı olarak incelenip etik ilkelerin belirlenmesi amacıyla kurulan Komisyon’un kanun teklif taslağında “dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep, yaş, bedensel, zihinsel ve ruhsal engeller ve benzeri sebeplerle ayrım gözetilemez” ilkesine yer verildi. Korunan temeller arasında “cinsel yönelim, cinsiyet kimliği ve cinsiyet ifadesi” ibarelerinin yer almaması ve eşcinseller ile transların koruma dışı bırakılması dikkat çekti.

Yakıt yanıtında ayrıca 24. Yasama Yılı 3. Yasama Dönemi’nde disiplin cezası işletilen milletvekillerini de paylaştı.

tbmm nefret söylemi

TBMM Başkanlığı “milletvekillerinin, danışmanların, yasama uzmanlarının ve yardımcı personelin nefret söylemine karşı farkındalık düzeylerinin artırılmasına” ilişkin olarak ise TBMM’nin Etik Komisyonu’na işaret etti.

CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu önergesinde şunları sormuştu:

1 – Milletvekillerinin nefret söylemlerini (veya nefret söylemi olarak anlaşılması çok muhtemel söylemlerini) izleyen, değerlendiren ve analizler üzerinden gerekli adımları planlayan herhangi bir mekanizma öngörülmekte midir?
2 – Milletvekillerinin nefret söylemlerine veya ayrımcı ifadelerine karşı hangi yaptırımlar uygulanmaktadır, uygulanabilir?
3 – Geçtiğimiz yasama yılında nefret söylemi, ayrımcı ifade veya hakaret nedeni ile herhangi bir İçtüzük hükmü veya bir başka mevzuat uygulanmış mıdır; uygulandı ise, hangi durumlarda işletilmiştir?
4 – TBMM Başkanlığı; milletvekillerinin, danışmanların ve parti grup yönetimlerinin nefret söylemine ve ayrımcı dile dair bilgi ve sorumluluk düzeylerini artıran herhangi bir çalışma planlanmakta mıdır?

Adana Travestileri, Ankara Travestileri, Antalya Travestileri, Aydın Travestileri, Balıkesir Travestileri, Blog Travesti, Bursa Travestileri, Denizli Travestileri, Diyarbakır Travestileri, Gaziantep Travestileri, Genel, Hatay Travestileri, İstanbul Travestileri, İzmir Travestileri, İzmit Travestileri, Kayseri Travestileri, Kocaeli Travestileri, Konya Travestileri, Sakarya Travestileri, Samsun Travestileri, Travesti, Van Travestileri kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Roma’da Seks İşçileri İçin Kırmızı Işıklı Bölge Fikri Tartışma Yarattı

İTALYA’nın başkenti Roma’da, seks işçileri için oluşturulması planlanan kırmızı ışıklı bölge fikri tartışmaya yol açtı.

İTALYA’nın başkenti Roma’da, seks işçileri için oluşturulması planlanan kırmızı ışıklı bölge fikri tartışmaya yol açtı. Amsterdam’da 14. yüzyıldan beri var olan “De Wallen”, Almanya Hamburg’ta askerlerin eğlence mekanı olarak doğan St. Pauli ile Paris’teki Pigalle adlı bölgelerin bir benzeri Roma’da hayata geçirilmek isteniyor. İtalyan basının “aşk bölgesi” olarak nitelediği ‘kırmızı ışıklı bölge (red light discrit)’ fikrini, tarihi merkeze 8 kilometre uzaklıktaki EUR ilçesini de içine alan 9 No’lu belediyenin başkanı Andrea Santoro ortaya attı. Santoro, bölge halkının, evlerinin hemen altında müşterilerini bekleyen seks işçisi görüntüsünden bıktığını ve her gün bu konuda onlarca şikayet aldığını söyledi. Bu nedenle EUR’daki bir ya da iki caddeyi Nisan ayından itibaren trafiğe kapatarak, seks işçilerine ayırmayı düşündüklerini belirten Santoro, böylece hem onların, hem de müşterilerinin güvenliğinin de sağlanmış olacağının altını çizdi. Santoro’nun önümüzdeki günlerde Roma Belediye Başkanı İgnazio Marino’ya da sunacağı bu önerisi, belediye meclisinde değerlendirilecek. Daha önce kırmızı ışıklı bölge konusunda olumlu açıklamalar yapmış olan Marino’nun ise bu projeye yeşil ışık yakmasına kesin gözle bakılıyor. Aylık 5 bin Euro’ya mal olacak olan söz konusu bölgede, seks işçileri sağlık kontrollerinden geçirilecek, prezervatif dağıtımı yapılacak ve seks işçilerinin sömürülmesini önleyecek belediyeye bağlı görevliler bu alanda sürekli hizmet verecek. SEKS GETTOSU EUR halkını memnun eden bu proje, seks işçilerinin sömürülmesini engelleyecek, şiddetten koruyacak olması bakımından destek gördüğü kadar, sağ partiler başta olmak üzere sadece muhalefetten değil iktidardaki bazı Demokrat Parti’lilerden (PD) ise tepki aldı. PD’li Stefano Pedica projeyi, “Kırmızı ışık gettosu” olarak adlandırırken, yine aynı partinin üyesi ve Senato Başkan Yardımcısı Valeria Fedeli, bir seks mahallesine ve gettolara değil, yeni kurallara ihtiyaç olduğunu savundu. PD’li Senatör Stefano Pedica, “Fahişelik için gettolar istemiyoruz. Kırmızı ışıklı bir alan yaratmak, problemi bir yerden alır başka bir yere götürür. Seks sömürücülüğü ile kuralları uygulayarak mücadele edilir” dedi. YOZLAŞMANIN BAŞKENTİ Katolik dini çevreler ise, “Kadınların köleliğini tolere eden seks bölgelerinin yanlış” olduğunu savundu. İtalyan Episkoposlar Konseyi’nin (CEI) resmi yayın organı Avvenire gazetesi, “Yozlaşmanın başkenti” başlığını kullanırken, bu projeyi “utanç verici” olarak yorumladı. Uluslararası Katolik yardım kuruluşu Caritas’ın Başkanı Monsenyör Enrico Feroci, “Fahişelik, her daim bir insanın sömürülmesi anlamına gelir. Kamu düzeni için bunu yasalaştırmak ve tolerans göstermek yanlış bir eylemdir. Bu, kadınların köleleştirilmesini meşrulaştırmak anlamına gelir” dedi. Eski başbakanlardan Silvio Berlusconi’nin partisi Forza Italia (Haydi İtalya) üyesi milletvekili Barbara Saltamartini, “EUR, sosyal ve insani yozlaşmanın gettosu olacak” diye tepkisini ortaya koydu. Aşırı sağcı Kuzey Ligi (Lega Nord) partisi lideri Matteo Salvini ise, “Bu delice bir fikir” dedi. Tüm bu tepkiler üzerine bir açıklama yapan Roma Belediye Başkanı Ignazio Marino ise, “Belki şehrin biraz dışında böyle bir bölge kurmak daha doğru olabilir” diye konuştu. Öte yandan, La Repubblica gazetesinin paylaştığı verilere göre, İtalya’da 70 bin civarında hayat kadını var ve bunun yarısı yabancılardan, yüzde 20’si ise erişkin olmayanlardan oluşuyor. Bunların yüzde 65’i sokaklarda, kalanı ise otellerde ya da özel konutlarda müşterileriyle buluşuyor. 2,5 milyon İtalyan’ın sürekli hayat kadınlarıyla ilişkiye girdiği belirtiliyor. Roma’da sokakta seks işçiliğinin cezası, 500 Euro’ya kadar çıkabiliyor.

Adana Travestileri, Ankara Travestileri, Antalya Travestileri, Aydın Travestileri, Balıkesir Travestileri, Blog Travesti, Bursa Travestileri, Denizli Travestileri, Diyarbakır Travestileri, Gaziantep Travestileri, Genel, Hatay Travestileri, İstanbul Travestileri, İzmir Travestileri, İzmit Travestileri, Kayseri Travestileri, Kocaeli Travestileri, Konya Travestileri, Sakarya Travestileri, Samsun Travestileri, Travesti, Van Travestileri kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Sertleşme Problemi

Erkelerde cinsel problem denildiği zaman akla ilk gelen gelen iktidarsızlık ya da diğer bir adıyla sertleşme problemidir.
Erkeklerde sertleşme sorunu, bireyin cinsel açıdan istekli olduğu halde, penisinin cinsel ilişkiye girecek yeterli sertliğe ulaşamama durumudur.
Bu sorunun temeli genellikle psikolojiktir ve yeterli cinsel ilişki performansı için gerekli penis sertleşmesi sağlanamaz.

Özellikle gençler ilk deneyimleri sırasında bulunduğu ortamın şartları nedeniyle cinsel organında, sertleşmemeyi sağlayamamışsa bu sorunun ömür boyu devam
edeceğini ve kendisinin cinsel ilişki açıdan sorunlu olduğunu düşünerek bu olayın ruh halini bozmasına sebep olmakta Gençlerde yaşanan bu ilk deneyim şoku toplum yapımızı
düşündüğümüzde ömür boyu sürecek bir sorun olarak tezahur edebiliyor. Cinsel problemlerini uzmanlara danışarak tabu yapmaktan çıkaran hastalar kısa sürede tedavi olabiliyorlar.

Sertleşme sorunu her ne kadar psikolojik temeli olsa da yüksek tansiyon, şeker hastalığı, prostat kanseri, yüksek kolesterol, damar sertliği, sigara kullanımı, omurilik hasarı, hormonal bozukluklar, aşırı alkol veya uyuşturucu kullanımı erkeklerin sertleşme problemi yaşamasına neden olabilir. Erkekler için cinsel ilişki performansını etkileyen önemli düşüncelerden biri de penis boyutudur.

Penisinin cinsel ilişki performansı için yeterli olmadığı düşünen kişiler doktor onayından geçmiş bitkisel temelli penis büyütücü haplarla bu durumdan kurtulabilir. Yurtdışında uzun bir süredir kullanılan penis büyütücü haplar, erkeğin cinsel organına pompalanan kan miktarını arttırarak penis büyütmeyi amaçlamaktadır. Bitkisel esaslı ürünleri kullanan kişiler, yaşadıkları cinsel ilişkilerden daha fazla haz almakta ve kendilerini sürekli dinç hissetmektedirler.

Adana Travestileri, Ankara Travestileri, Antalya Travestileri, Aydın Travestileri, Balıkesir Travestileri, Blog Travesti, Bursa Travestileri, Denizli Travestileri, Diyarbakır Travestileri, Gaziantep Travestileri, Genel, Hatay Travestileri, İstanbul Travestileri, İzmir Travestileri, İzmit Travestileri, Kayseri Travestileri, Kocaeli Travestileri, Konya Travestileri, Sakarya Travestileri, Samsun Travestileri, Travesti, Van Travestileri kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

150 Kaloriyi 30 Dakikada Yakmanın En Zevkli Yolu…

UYKUYA DALMADAN ÖNCE YAPILAN SEKSİN FAYDALARINI BİLİYOR MUSUNUZ?

Düzenli bir cinsel hayatı olan çiftlerin diğerlerine nazaran daha güvenli, mutlu ve strese daha dirençli olduğu bilinen bir gerçektir.

Seksin özellikle akşam saatlerinde, uyumadan hemen önce yaşanması durumunda rahatlatıcı bir etkisi vardır. CİSED Onursal Başkanı Psikoterapist Cem Keçe, yatmadan önce yapılan seksin faydalarını anlatıyor.

Seks en iyi uyku ilacıdır!” diye boşuna demiyorlar. Seks sırasında yaşanan orgazm kişiyi beyin olarak ve bedenen rahatlatmakta, kesintisiz bir uyku uyumasına yardımcı olmaktadır. Gece yaşanan cinsel birleşmenin uyku bozukluğu yaşayan bireylere iyi geldiği bir gerçektir. Bu kişiler, seks yapmayanlara göre daha uzun saatler ve daha derin bir uykuya sahip olurlar.

En zevkli spor

Ayrıca çiftler, kan dolaşımını düzenlemek için spor yapmak yerine yatmadan önce seks yapabilirler. Spor yaparak tek bir bölge çalıştırılırken, seks sayesinde kişinin tüm vücudu çalışmış olur. Böylece organlar daha randımanlı çalışır ve hücrelerin yenilenmesi hızlanır. Kalp atışlarının sıklığı beyne ve dokulara daha fazla kan ve oksijen gitmesini sağlar. Bu da, daha iyi bir zihinsel performans demektir. Uyumadan önce yapılan seks düzenli bir hal aldığında ise kişinin zihinsel performansı kalıcı bir şekilde artar.

Seks ile formda kalın

Uyumadan önce yapılan seksin diğer bir faydası ise çiftin formunu korumasına yardımcı olmasıdır. Seks, spor ve dengeli beslenme gibi bireysel yapılan bir aktivite olmadığı için, spor yapmakta ya da sağlıklı gıda tüketmekte zorlanan bireyler için birebirdir.

150 kaloriyi 30 dakikada yakmanın en zevkli yolu

Araştırmalara göre, 30 dakika tutkulu seks yapmak 150 kalori yakmaktadır. Son olarak da, gece yapılan seks omurganın duruşunu düzeltmekte, dolayısıyla kişinin duruşunu etkilemektedir. Seks sırasında gerçekleşen, bel alt kısmının ritmik hareketleri sırt kaslarına ve omurgaya iyi gelmektedir. Omurga daha esnek bir hal alacağı için vücut dikleşir ve daha esnek olur. Sanki kişi masajdan çıkmış gibi rahatladıktan hemen sonra uykuya daldığında, omurga yapısını düzeltmekte ve ertesi sabah daha dinç kalkmaktadır.

Sonuç olarak, uyumadan önce yapılan seksin faydalarından yararlanılmak isteniyorsa, bir an önce kişinin partneriyle seks yapmaya başlamasında fayda var.

Adana Travestileri, Ankara Travestileri, Antalya Travestileri, Aydın Travestileri, Balıkesir Travestileri, Blog Travesti, Bursa Travestileri, Denizli Travestileri, Diyarbakır Travestileri, Gaziantep Travestileri, Genel, Hatay Travestileri, İstanbul Travestileri, İzmir Travestileri, İzmit Travestileri, Kayseri Travestileri, Kocaeli Travestileri, Konya Travestileri, Sakarya Travestileri, Samsun Travestileri, Travesti, Van Travestileri kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Kadının Orgazm Taklidi Yapıp Yapmadığını Anlamanın 6 Basit Yolu

Erkek adam biraz mazoşisttir, bu sebeple yaşattığı orgazmın taklit mi yoksa gerçek mi olduğunu öğrenmek ister. “Lan boş ver, beni düşündüğü için taklit yaptı” falan demez. İllaki orgazmın taklit olup olmadığını öğrenmek buna göre kendini üzmek, bunu kafasına takmak ister. O sebeptendir ki sevişme sonrası mutlaka “geldin sen dimi?” diye sorar…

Kadının orgazmının gerçek mi yoksa taklit mi olduğunu anlamanın, gerçeği ile taklidini ayırt etmenin birkaç yolu vardır, her ne kadar sizinle sevişen bir kadın asla orgazm taklidi yapmak zorunda olmasa da (!) yine de bilin, ne olur ne olmaz.
1. Bir kadın, orgazm olduktan sonra “ulan ne orgazm oldum be!”, “resmen iliklerime kadar boşaldım”, “titrettin beni Allahsız” gibi ifadelerle çok süper orgazm olduğunu anlatmaz.

Eğer anlatıyorsa, geçmiş olsun o kadın orgazm taklidi yapmıştır. sizi inandırmak için abartıyordur, başka şeyler, mesela oral seks teklif edin “yaa bilmem ki :p” falan deyip kabul edecektir.
2. Bir kadın, orgazm anında balık gibi çırpınıyor, abartı hareketler yapıyorsa, sizi itiyorsa falan kesin taklit içindedir.

Yanına uzanınca size kesinlikle “çok iyiydi ya, böylesini görmedim” diyecektir. yalan! Derhal oral seks teklif edin, derhal kafanızı aşağıya bastıracaktır.
3. Bir kadın, orgazm olurken sınıfta ders anlatan öğretmen edasıyla konuşuyorsa, “evet, harika”, “çok iyi, devam et”, “ah, bu nasıl bir şey böyle yaa?!” falan gibi laflar ediyorsa, sesi çatallanmıyorsa kesin taklit yapıyordur.
Hem orgazm olacaksın hem de sesin Royal Theatre House’da Hamlet oynar gibi gür çıkacak? Mümkün değil, kesin taklit var, “oral seks ister misin?” deyin, lafınızı bitirmeden kendinizi aşağıda bulursunuz.
4. Bir kadın, orgazm olurken hiç ses çıkarmıyor, sadece “ımmmm”, “hımmmpfhh” gibi sesler çıkarıyorsa, taklit dahi yapamıyor taklide kasıyordur.

Derhal kendinizi geri çekin. Anında polis çevirmesine yakalanmış sürücü gibi “ne oldu” diyecektir. Yerinizi biliyorsunuz, zaman kaybetmeden aşağı inin.
5. Bir kadının orgazm taklidi yaptığından işkilleniyorsanız, orgazmın en civcivli anında kendinizi geri çekin, fişi çekilmiş elektrik süpürgesi gibi kalakalan kadın taklit içindedir.

Hemen toparlanır, hiç şaşırmaz, sizi övmeye başlar. Biraz dinlenin, sonra oral seks yapın. Teklif etmeyin, direkt pozisyonunuzu alın.
6. “Birlikte gelelim” diyen kadın taklit yapıyordur.

Sizin geleceğinizi anlamış ona göre “sonra benim için uğraşmasın garip” diye olayı eşzamanlı bitirmeye çalışıyordur. Birlikte gelin bari… Buna inanıyorsanız eğer (!).
Sonuç – İşte size birkaç ipucu, sözlerimi yabana atmayın, kıymet verin. Kime ne zaman lazım olacağı bilinmez.

Adana Travestileri, Ankara Travestileri, Antalya Travestileri, Aydın Travestileri, Balıkesir Travestileri, Blog Travesti, Bursa Travestileri, Denizli Travestileri, Diyarbakır Travestileri, Gaziantep Travestileri, Genel, Hatay Travestileri, İstanbul Travestileri, İzmir Travestileri, İzmit Travestileri, Kayseri Travestileri, Kocaeli Travestileri, Konya Travestileri, Sakarya Travestileri, Samsun Travestileri, Travesti, Van Travestileri kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Yorgunken Seks Yapılır mı?

Erkeklerin gelecek kaygıları, kadınların eğitim, kariyer, evlilik ve çocuklarla ilgili yükleri çoğu zaman onlara ağır geliyor ve daha yorgun hissetmelerine yol açıyor. Erkekler yorgunken özellikle hızlı seksi tercih ederken, kadınlar ise yorgunluğu bahane ederek kısa ve hızlı bir sevişmedense uyumayı tercih ediyor. Bu nedenle yorgunluğun hem erkek hem de kadın için anlamını keşfetmek ve ortak bir tanımlama yapmak önem taşıyor. Ancak yorgunluk için genel bir tanımlama yapmak oldukça zor.

Genel güçsüzlük, çabuk yorulma, konsantrasyon güçlüğü, normal aktivite sırasında ya da sonrasında tükenmişlik hissi, aktiviteye başlamak için yeterli enerji olmadığı hissi olarak ifade edilen yorgunluğun birçok sebebi olabiliyor. Başta cinsel yaşam olmak üzere, iş performansını, aile yaşamını ve sosyal ilişkileri olumsuz etkileyen yorgunluğun nedenlerini ve yorgunlukla başa çıkma yollarını çok iyi bilmek gerekiyor. Yorgunluğun en sık nedenleri arasında aşırı egzersiz yapma, uyku bozuklukları, beslenme yetersizlikleri, kondisyon eksikliği, üst solunum yolu enfeksiyonları, kansızlık, tiroit ve akciğer hastalıkları, ilaçlar (sakinleştiriciler, depresyon, alerji ve tansiyon ilaçları, kas gevşeticiler ve pek çok antibiyotik) viral hastalıklar, kanser ve depresyon yer alıyor. Altı aydan uzun sürmesi halinde kronik yorgunluktan bahsediliyor.

Çok yorgunum, bugün sevişmek istemiyorum

Uzun ve yorucu bir iş gününden sonra birçok çiftin yapmak isteyeceği tek şey eve gelip koltuğa uzanıp televizyonu açmak oluyor. Bunun da tek bir anlamı var; “Bugün sevişmek istemiyorum, yorgunum!” Yorgun olmak çifti sadece cinsellikten değil genel olarak her şeyden uzaklaştırıyor. Oysa yorgunluk durumunda her çiftin seks ihtiyacı zamana ve koşullara göre değişebiliyor. Zor koşullarda çiftler seks yapma rutinlerini değiştirerek ve farklı şeyler deneyerek, daha renkli ve tutkulu bir ilişkiye sahip olabiliyor. Birbirlerini fazla zamanla ödüllendirdiklerinde sadece fiziksel değil, duygusal seksin de tadına varabiliyorlar. Böylece çift hem birbirini daha yakın hissedebiliyor hem de birbirlerini ne kadar sevdiklerini gösterme şansını elde edebiliyor. Seks yaparken sadece fiziksel hazzı değil, duygusal hazzı da düşünmek gerekiyor. Çünkü her ne kadar aksi düşünülse de, insanlar sadece fiziksel zevkler için seks yapmıyor. Bazen sadece sevildiklerini, arzulandıklarını, değerli olduklarını ve bir başkasının onlara değer verdiğini hissetmek için insanlar partnerleriyle sevişmek, bazen de sadece boşalıp rahatlayabilmek için seks istiyor.

İşte yorgun çiftler için seks önerileri…

Ağır çekim bir gece geçirin

Yorgunluğun çiftler üzerinde yıpratıcı bir etkisi olduğu tartışılmaz. Çünkü yorgunluk cinsel hayatı zora sokabiliyor ve tüm günü yorgun geçiren çiftlerin “Seks yaparak eğlenmeye halimiz kalmıyor!” veya “Bugün seks yapmak için çok yorgun hissediyorum?” yakınmaları, onların birbirlerinden uzaklaşmalarına zemin hazırlayabiliyor. Oysa hem yorgunluğu giderecek hem de seks için vücudu ateşleyecek bir takım uygulamalar ile bu sorun ortadan kaldırılabiliyor. Hızlı hareket etmek çoğu zaman enerji gerektiriyor. Bu nedenle yorgun olunduğunda ağır çekim bir gece geçirmek, güzel bir meditasyon duşu almak, sonrasında nefes ve gevşeme egzersizleri yapmak, ardından erotik masaj ile günün yorgunluğunu almak, yavaşça dokunurken daha yoğun hisler yaşamak, ufak öpücükler kondurmak, daha şehvetli dokunmaya özen göstermek mümkün… Hatta yavaş çekim hareketlerle sevişirken tamamen durarak kısa aralıklar vermek ve normalde gözden kaçan birçok ayrıntı keşfetmek keyifli olabiliyor.

Rahat pozisyonlar tercih edin

Çift ne kadar yorgun olursa olsun, seks yaparak dinlenebiliyor ve hormonlarının varlığını hatırlayabiliyor. Çünkü partnerle birlikte zaman geçirmek, sarılmak ve okşamak, yorucu olmayan pozisyonları denemek, erotik masaj yapmak çok güzel bir deneyim olabiliyor. Çifti yormayan ve zorluk derecesi düşük olan birçok seks pozisyonu var. Yorgunken (1) çiftin yan yana uzanabileceği kaşık pozisyonunu, (2) kadının yatakta uzandığı, erkeğin yatağın kenarında ayakta durduğu pozisyonu, (3) klasik misyoner pozisyonunu (erkek üstteyken ellerinden değil, dirseklerini yatağa dayamak yoluyla) veya (4) binici pozisyonunu (kadın bacaklarından destek almak yerine yatağın başına tutunarak hareket kuvvetini oradan alabilir ve sadece vajina kaslarını sıkıp bırakabilir) tercih etmek önem taşıyor.

Bronz seksi deneyin

Seks yapmak; rahatlamış ve gevşemiş bir halde, sevişmenin ve dokunmanın verdiği hazza odaklanarak, haz alıp haz verebilme, ruhu ve bedeni paylaşabilme, ne olursa olsun bir şekilde boşalabilme bilim ve sanatı olarak tarif ediyoruz. Çiftler bu sanatı icra ederken altın, gümüş ve bronz olmak üzere üç tür seks deneyimi yaşayabiliyor. “Altın seks” adını verdiğimiz kaliteli seks ortalama iki saat sürüyor. Daha çok yaşanan ve “gümüş seks” adını verdiğimiz normal seks ortalama otuz dakika sürüyor. Daha nadir yaşanan ve “bronz seks” adını verdiğimiz hızlı seks ise ortalama üç beş dakika sürüyor, ışık hızında ve çabucak… Kadının erkeği reddetmek yerine onun tatmini sağlamasına izin verdiği ve daha çok erkeğin boşalıp rahatlamasını hedef alan bronz seks, erkeğin adrenalinin tepeye vurmasını sağlıyor.

Çiftlerin seks repertuarlarına erkeklerin fiziksel (boşalma ve rahatlama) kadınların ise duygusal (sevdikleri erkek tarafından arzulanma ve onu tatmin etmenin keyfi) tatminlerinin ön planda olduğu bronz seks deneyimlerini eklemeleri, hem yorgunken çok özel deneyimler yaşanması hem de yakın ilişkilerde tutkunun devam etmesi için işe yarayabiliyor. Kadın bazen seks yaparken tam havaya giremeyebiliyor, orgazm taklidi yapmak yerine, samimi ve dürüstçe “Haydi bronz seks yapalım!” diyebiliyor. Böylece hem eşini yarı yolda bırakmıyor hem tahrik olma konusunda endişelenmesine gerek kalmıyor hem de bir açıklama yapmak zorunda olmuyor. Bu aynı zamanda kadının erkeğe bir moral hediyesi oluyor, onu ne kadar çok sevdiğini hissettiriyor. Ayrıca çoğu zaman erkeğin kadına sarılması, onu arzulaması ve onunla tatmin olması kadına yetebiliyor. Seks yapma havasında olmasa bile, eşini baştan çıkarabileceğini düşünmek kadına zevk verebiliyor. Hatta bazen çift bronz sekse başlıyor ve zamanla kadın havaya girerek tahrik olabiliyor ve çift gümüş sekse geçiş yapabiliyor.

Bronz sekse başlayan bir kadın gerçekten havasında olup olmadığını da anlayabiliyor. Erkek, kadını sevgi ve değer verme yönünden desteklendiğini hissettirirse, daha çok gümüş seks ve ara sıra da altın seks deneyimi yaşatacağını vaat ederse, kadın bronz seks fikrine daha açık olabiliyor.

Adana Travestileri, Ankara Travestileri, Antalya Travestileri, Aydın Travestileri, Balıkesir Travestileri, Blog Travesti, Bursa Travestileri, Denizli Travestileri, Diyarbakır Travestileri, Gaziantep Travestileri, Genel, Hatay Travestileri, İstanbul Travestileri, İzmir Travestileri, İzmit Travestileri, Kayseri Travestileri, Kocaeli Travestileri, Konya Travestileri, Sakarya Travestileri, Samsun Travestileri, Travesti, Van Travestileri kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

LGBTT Hareketi Üzerine Sözlük Çalışması

Son yıllarda kamusal alanda daha fazla görünür olmaya başlayan Lezbiyen, Gey, Biseksüel Travesti, Transseksüel (LGBTT) Hareketi entelektüel alanda toplumsal cinsiyet tartışmalarına önemli katkılar sunmaktadır. LGBTT Hareketi’nin açtığı tartışmalara belli bir terminolojiye vakıf olarak dahil olmak gerekiyor. Feminist Kadın Çevresi’nden kadınlar olarak Şubat ayı içinde LGBTT Hareketi’nin geliştirdiği terminoloji üzerine aşağıdaki derleme[1] çerçevesinde bir tartışma yürüttük. Bu derleme çalışmasında FKÇ içinde konuyla ilgili okunan materyallerde ve yürütülen tartışmalarda kullanılan terminoloji üzerine bir katkı sunulması amaçlanmaktadır.

 

Kaos GL Yayınlarından çıkan Biliyor(mu)sun(?) Her Kadın Heteroseksüel Değildir adlı kitapta cinselliği oluşturan 4 unsurdan bahsedilebilir:

 

  1. Biyolojik Cinsiyet
  2. Cinsel Yönelim
  3. Toplumsal Cinsiyet Kimliği
  4. Toplumsal Cinsiyet Rolü

 

  1. Biyolojik Cinsiyet:

 

Biyolojik cinsiyet bireyin sahip olduğu cinsel organa göre belirlenir. Penisi ve testisleri varsa erkek; vajinaya ve yumurtalığa sahipse kadın olarak tanımlanır.

 

Peki kişi her iki cinsel organa da sahipse yani hermafroditse ne olacak? “İstisnalar kaideyi bozmaz” deyip “iki biyolojik cinsiyet vardır” mı diyeceğiz?

 

Beş Cinsiyet makalesinin yazarı Anna Fausto Sterling’e göre batı kültürü yalnızca iki biyolojik cinsiyet olduğu fikrine derinden bağlı. Kullanılan dil bile başka olasılıkları reddediyor: He-she, il/elle, his/her. Aynı anda iki cinsiyete sahip olan biri dilde nasıl tanımlanacak? S/he; his/her olarak mı?

 

Yasalar da ikili biyolojik cinsiyet sistemini temel alıyor. Yasal olarak her yetişkin ya erkek ya da kadın olarak tanımlanıyor.

 

Anne Fausto-Sterling, “5 Cinsiyet” makalesinde biyolojik olarak nasıl sınıflandırıldığına bağlı olarak 5 hatta daha fazla cinsiyet olduğunu söyler.

 

Standart tıp interseks terimini 3 temel alt grubu kapsayacak şekilde tanımlar:

 

–          herm: Erkek ve dişi özelliklerin karışımına sahip olan gerçek hermafroditler. Testisleri ve yumurtalıkları vardır.

–          merm: Testisler ve kadın cinsiyet organının bazı unsurları vardır. Yumurtalıkları yoktur.

–          ferm:  Yumurtalıkları ve erkek cinsiyet organının bazı unsurları vardır. Testisleri yoktur.

Tıpçı John Money’e göre interseksüel doğumların oranı %4. Bu oran bir tür azınlık grubu kurmaya yeterli.

Anne Fausto Sterling’e göre 3 interseks herbiri kendi içinde birer biyolojik cinsiyet sayılmayı hak ediyor.

 

Tıp dünyasında cinsiyete, cinselliğe ilişkin sorgulanmayan iki varsayım var:

 

1-      Yalnızca iki biyolojik cinsiyet vardır: Kadın ve Erkek

2-      Karşıcinsellik yani heteroseksüellik, normaldir.

 

Tıbbın interseks bedenlere yaklaşımı konusunda ülkemizden bir örnek verelim. Ankara Tıp Fakültesi interseks bedenlere yaklaşımı web sitelerinde şu şekilde tanımlıyor: “Tıp alanında interseks, şüpheli görünen dış genital yapı anlamında kullanılır. Çocuğun kromozom yapısı ile genital yapısı uyumsuzdur (ör: kromozom yapısı kız ancak görünüm erkek gibi). Bu olgular fark edilir edilmez detaylı bir incelemeye alınmalı, kromozomal yapıları, iç ve dış genital yapıları ve gonadları (testis ya da over) tespit edilmelidir. Bu tip hastalar, yenidoğan uzmanı, endokrinoloji uzmanı, çocuk üroloğu ve çocuk psikiyatristinden oluşan bir ekipçe takibe alınmalı ve tedavi edilmelidir.”[3]

 

Yaygın anlayış: Hermafroditlerin iki cinsiyetten birini seçip, birinin mensubu olarak hayatlarına devam etmesi.

 

Dolayısıyla tıp alanındaki teknoloji doğdukları anda interseksüel bedenlere müdahale edebiliyor. İnterseksüellik ve eşcinsellik, biseksüellik tedavi edilerek uygun normlara getirilmelidir diye düşünülüyor.

 

2.Cinsel Yönelim

 

Cinsel yönelim, bireyin hangi cinsiyete/cinsiyetlere yönelik cinsel ve/veya duygusal hisler beslediğini ifade eder.

Bu terimin cinsel tercihle eş anlamlı olarak kullanılmasına LGBTT kurumları içinde bazı itirazlar gelir. Cinsel tercih bireyin tercihen yaptığı bilinçli bir edimi ifade eder. Eşcinsellik, heteroseksüellik, biseksüellik birer cinsel yönelimdir. Genel yargının aksine iradi bir “tercih” değildir ve değiştirilemeyeceği kabul edilir.

Eşcinsellik: Kişinin cinsel ilgi ve isteğinin kendisiyle aynı cinsten kişilere dönük olduğu cinsel yönelimin adıdır. Eşcinsellik; heteroseksüellik, biseksüellik gibi bir cinsel yönelimdir.

Psikiyatrik tanı sistemlerinde eşcinsellik önceleri kişilik bozukluğu, cinsel bozukluk, cinsel yönelim karmaşası olarak kabul edilirdi. 1973’de Amerikan Psikiyatri Birliği, 1990’da Dünya Sağlık Örgütü kararı ile psikolojik tanı sınıflamalarından çıkarıldı.[4]Yine de tıp dünyasında eşcinselliğin düzeltilmesi, tedavi edilmesi gereken bir hastalık olduğu yaklaşımı yaygındır.

Eşcinsel: Hemcinslerine karşı cinsel ve / veya duygusal yönelimi olan kadın veya erkek yani duygusal ve cinsel yönelimi hemcinsine dönük olan kişi. Eşcinsel kelimesi, kendi cinsinden hoşlananlara verilen genel bir addır. Hem erkek hem kadın için kullanılmakla birlikte daha çok erkek eşcinselleri tanımlayan bir kavrammış gibi algılanır.

 

Eşcinsel yerine kimi yerde homoseksüel sözcüğü karşımıza çıksa da LGBTT örgütleri homoseksüel sözcüğünü Türkçe olarak kullanmayı tercih etmez. Bunun nedeni homoseksüel sözcüğünün, eşcinselliği bir hastalık olarak tanımlamak amacıyla, tıp alanında ortaya atılmış olmasıdır.

 

Gey: Cinsel ya da duygusal anlamda erkeklere yönelimi olan erkek.

 

“Gay” terimi, eşcinsel kurtuluş hareketiyle birlikte ortaya çıkar. Temelinde bir hastalık olarak algılanan homoseksüel sözcüğünün yerine ortaya atılan alternatif bir adlandırmadır.

 

İngilizce’de “gay” sözcüğü, kişinin kadın ya da erkek olmasını gözetmeden “eşcinsel” anlamında kullanılır. Başlangıçta kadın ve erkek eşcinselleri kapsayan bir kelime olmakla beraber günümüzde erkek eşcinselleri tanımlamak için kullanmaktadır. Her iki yönelimi de kapsayan eşcinsel teriminin sadece erkek eşcinselleri temsilen kullanılması kadınlar tarafından eleştirilir. Türkçe’de ise gey kelimesi kadınları kapsayan bir şekilde kullanılmamakta, erkek eşcinselleri tanımlamaktadır.

 

Son yıllarda Türkiye’de LGBTT bireylerin yaptığı yayıncılık çalışmalarında kelimenin “gay” değil de “gey” olarak yazılması tercih edilmektedir. Bunun nedeni kelimeyi İngilizce yazınca sanki Türkiye’ye özgü olmayan bir durumu işaret ediyormuş gibi bir algının oluşmasına neden olmamaktır. Türkiye’de geylerin var olduğunu göstermek amacıyla bu yazım politik olarak tercih edilmiştir.

 

Lezbiyen: Cinsel ya da duygusal anlamda kadınlara yönelimi olan kadın.

 

Lezbiyen kelimesinin kökeninin eski zamanlarda, Yunanlı kadın şair Sappho’nun yaşadığı Lesbos adasından geldiği varsayılır.

 

Biseksüellik: Her iki cinse karşı cinsel ya da duygusal olarak ilgi duyma.

 

Biseksüel: Her iki cinse de cinsel ve/ ve ya duygusal yönelimi olan kadın ve ya erkek. Biseksüel, her iki cinse aynı ölçüde ilgi duymayabilir ve/veya bu ilginin derecesi zaman içinde değişebilir. Biseksüellere yönelik genellikle ya heteroseksüel ya da eşcinsel oldukları varsayılması yönünde bir önyargı vardır.

 

Heteroseksüellik:  Karşı cinse, cinsel ya da duygusal olarak ilgi duyma.

 

Heteroseksüel: Duygusal ve/veya cinsel yönelimi karşı cinse dönük olan; kadınsa erkekten, erkekse kadından hoşlanan kişi.

 

Cinselliğe yönelmeme hali olarak aseksüellik:

 

Aseksüellik: Kişinin kendisi dahil hiçbir şeye cinsel istek duymama ya da cinsel ilişkiden hoşlanmama durumu.

 

 Aseksüel: Hiçbir cinse karşı cinsel ya da duygusal yönelimi olmayan kişi

 

Otoseksüellik: Kişinin cinselliğinin kendi bedenine yönelme durumu.

 

Otoseksüel: Karşı cinsle ya da hemcinsiyle cinsel ilişkiye girmeyen, buna karşın mastürbasyon yoluyla cinsel hayatlarını devam ettiren kişiler için kullanılan terim. Otoseksüel kişiler kendi vücutlarından erekte olur; cinsel yönelimleri kendilerinedir.

 

3.Toplumsal Cinsiyet Rolü: Eril ya da kadınsı davranışları belirleyen kültürel normlardır.

 

 

 

4.Toplumsal Cinsiyet Kimliği

 

Cinsel Kimlik: Kimi yerde kişinin biyolojik cinsiyetine vurgu yapmak için kullanılırken, kişinin kendini hangi cinsiyetle özdeşleştirdiğini ifade etmek için de kullanılır. Ayrıca, kimi zaman cinsel kimlik kavramı cinsel yönelimi ifade etmek için de kullanılabiliyor.

 

Cinsiyet Kimliği: Kişinin kendini hangi toplumsal cinsiyet kimliği üzerinden tanımladığı ve ya diğer insanlar tarafından hangi toplumsal cinsiyet kimliği üzerinden tanımlandığını ifade etmek için kullanılır. Bu, toplumun cinsiyetlere atfettiği özelliklere göre kültürden kültüre değişebilir. Örneğin kıyafet, davranış tarzı kişinin cinsiyet kimliğini oluşturabilir.

Transeksüellik: Kişinin biyolojik yani doğuştan edindiği cinsiyetinden memnun olmayışı, karşı cinsin bedenine, dış görünüşüne sahip olma istemidir. Bu durum, sadece karşı cinsin cinsel organına sahip olma isteğiyle sınırlı değildir. Transseksüellik kişinin iç dünyasında kendisini karşı cinsten biri gibi görmesi, hissetmesidir.

Transseksüel: Doğuştan gelen biyolojik cinsiyetine karşın kendini karşı cinsiyete ait hisseden kişi. Hem erkek hem de kadın için geçerlidir. Yani kişi biyolojik olarak erkek olduğu halde kadın olmayı; biyolojik olarak kadın olduğu halde erkek olmayı isteyebilir. Kişinin davranışlarından çok iç dünyasında kendisini karşı cinsten biri gibi görmesi, hissetmesidir. Bu nedenle transseksüel kelimesi daha çok ruhsal eğilimler için belirleyicidir. Bu yüzden transseksüelleri dış görünüşlerinden belirlemek her zaman mümkün olmayabilir. Çünkü kendilerini karşı cinsten hissettiklerini dış görünüşlerine her zaman yansıtmayabilirler.
Travesti: Toplumsal anlamda, karşı cinse ait kıyafetlere, görünüme ve tavırlara bürünmekten hoşlanan kişi. Genellikle, travesti dendiğinde daha çok kadın kılığındaki erkekler akla gelse de travesti kelimesi aslında hem erkek hem de kadın için geçerlidir. Travestiler karşı cinsin eşyalarını kullanmaktan, karşı cinsin giydiği kıyafetleri giymekten zevk alan kişilerdir. Bir travestiyi dış görünüşü ve davranışlarından tanımak mümkündür.

Yaygın kullanımda travesti cinsiyet düzeltme operasyonu geçirmemiş yalnızca dış görünümü ve davranışlarıyla karşı cinsin kimliğine bürünenleri; transseksüel de giyim ve davranışlardan öte cinsiyet düzeltme operasyonu geçirenleri tanımlamak için kullanılır. Aslında ameliyat olmuş ya da olmamış kadın veya erkek için böyle bir ayrıma gidilecek bir kelime Türkçe’de yoktur.
Ayrıca LGBTTler arasında travesti ve transseksüel kelimeleri birbirinin yerine kullanılabiliyor.

 

Travesti ve transseksüellere yönelik diğer bir ön yargı da travestiliğin ve transseksüelliğin bir kimlik olarak değil meslek olarak algılanıyor olması. Her travesti ve transseksüelin aynı zamanda seks işçisi olduğu varsayılıyor.

 

Transgender: Bu yabancı terim,ameliyat olmuş ya da olmamış kadın veya erkeklerden biyolojik cinsiyetine ve görünümüne bir şekilde müdahale edenlerin tamamını kapsamak amacıyla kullanılır.

 

LGBTT Bireylere Yönelik Ayrımcılık İdeolojileri
LGBTT Hareketi cinsel yönelimleri, cinsiyet kimlikleri nedeniyle ezilen, ayrımcılığa uğrayan, baskı altına alınan bireylerin cinsel baskıdan arınmış bir dünya için mücadele ettikleri bir hak arama hareketi olarak tanımlanabilir. Avrupa’da siyah hareketi, yurttaş hakları hareketi, savaş karşıtı hareket ve feminist hareket gibi toplumsal özgürlükçü hareketlerin yükselişe geçtiğini 60 yıllarda, LGBTT Hareketi de örgütlü bir kimlik edinmeye başlamıştır. Feminist Hareket ve LGBTT Hareketi’nin en önemli ortak noktasının ataerkiye ve cinsiyetçiliğe karşı mücadele etmeleri olduğu söylenebilir. Feminizm cinsiyetçiliği (seksizmi) deşifre ederken ve buna yönelik mücadele kanalları açarken LGBTT hareketi sadece seksist değil heteroseksist bir dünyada yaşadığımızı ortaya koydu, cinsel baskından arınmış bir dünyayı mümkün kılmak için mücadele yürütmeye başladı.

LGBTT Hareketi’nin tartışmaya açtığı ayrımcılık biçimleri aşağıdaki gibi tanımlanabilir:

Heteroseksizm: Erkek ve kadın birlikteliğini tek birliktelik olarak gören ideolojinin adıdır. Heteroseksüel ilişkilerin ortaya çıkarmış olduğu tarihsel, toplumsal hegemonik bir iktidar biçimidir. Bu ilişki biçimi tüm özel ve kamusal alanın biçimlenmesinde rol oynar. Herşey bu iktidar biçimine göre konumlandırılır. Eğitim, sağlık,  aile, hukuk gibi özel ve kamusal alanlar bir iktidar ilişkisi olan heteroseksüel ilişkiler ile tanımlanmıştır. Bu ilişkilerin oluşturduğu yaşama biçimine heteroseksizm deniyor. Heteroseksizm bir ayrımcılık biçimidir. Kendi dışındaki kimlikleri kabul etmez. Toplumsal alanları kendi düşüncesine göre biçimlendirir. Yasaları, okulu, evi ve sokakları bu düzenle oluşturur.

 

Heteroseksist, heteroseksizmi savunan, heteroseksüellik dışında hiçbir cinsel yönelimin varoluşunu kabul etmeyen, heteroseksüel olmayanlara ve transseksüellere karşı şiddete varan fiziksel ve psikolojik baskı uygulayan kişidir.

 

Heteronormativite: Heteroseksüelliğin normal ve tek cinsel yönelim olarak görülmesi, toplumsal değerlerin, kuralların ve yaşam biçimlerinin herkes heteroseksüelmiş gibi kabul edilmesi. İnsanların kadın ve erkek olarak ikiye ayrılmasını; cinsel ilişkilerin/evliliklerin sadece ve sadece karşı cinsiyetlere sahip kişiler arasında olabileceğini ve her cinsiyetin kendine has rolleri olduğunu iddia eden inançlar, düşünceler, normlar bütünü.

 

Homofobi: Eşcinsellere ve eşcinselliğe karşı hoşnutsuzluk, korku ya da ayrımcılık içeren yaklaşım anlamına gelir. Eşcinsellik, dini, ahlaki ve politik nedenlerle toplumlarda genellikle negatif karşılanmış ve bu tavır bazen homofobi olarak da adlandırılmıştır.

 

Lezbofobi: Lezbiyenlere karşı hoşnutsuzluk, korku ya da ayrımcılık içeren yaklaşım anlamına gelir.
Transfobi: Travesti veya transseksüellerden korkma veya nefret etme. Biyolojik cinsiyetinden dolayı kendisinden beklenen cinsel ve toplumsal rollere uymayarak cinsiyet değiştirenlere karşı bir tür kaygı ve korku ifadesidir.

Heterofobi: Heteroseksüellere yönelik önyargı ve ayrımcılığı ifade eden bir terimdir. Bu fobi kaynağını büyük ölçüde heteroseksist düzene olan tepkiden alır.

Adana Travestileri, Ankara Travestileri, Antalya Travestileri, Aydın Travestileri, Balıkesir Travestileri, Blog Travesti, Bursa Travestileri, Denizli Travestileri, Diyarbakır Travestileri, Gaziantep Travestileri, Genel, Hatay Travestileri, İstanbul Travestileri, İzmir Travestileri, İzmit Travestileri, Kayseri Travestileri, Kocaeli Travestileri, Konya Travestileri, Sakarya Travestileri, Samsun Travestileri, Travesti, Van Travestileri kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Travestilerin Ortama İlgileri

Travesti bayanların her yerdeki davranışları farklılıklara yol açar. O gün planladığınız ve size eşlik edinilen ortamda bir travesti bayanının güvenini kazandınız mı işte o gece dünyanın en şanslı erkeklerinden birisi olacağınız garantidir.

Söz konusu açılmışken eğer bir travesti ile yaşayacağınız geceden bahsetmek gerekirse olayın içindeki alkol, dekor, fanteziler derken mükemmel bir gece geçireceğinizi hayal edebilirsiniz.

Bir travesti ile geçireceğiniz bir gecede şefkat ve sevgi dolu mükemmel bir amyansı tadacağınızda emin olabilirsiniz. Diğer her şeyin aksine bu bayanlar nerede olursanız olun ortamın büyüsünü değiştirecek sizin için imkansızı başarmış bir şekilde mükemmel bir ortam hazırlayacaklardır. Bütün bunların nedeni ise bir travesti bayanının süper güçleridir diyebiliriz. Bu travesti bayanları ne olursa olsun konu cinselliğe geldiği zaman ortamı yumuşatacak mükemmel ve seksi bir şeyleri olaya dahil edip sizleri çılgına çevirecek afrodizyak etkili hareketlerde bulunacaklarır. Pürüzsüz mükemmel vücutları ile sizlere isterseniz kucak dansı yapacak isterseniz mükemmel bir ön sevişme ile sizleri aşka davet edeceklerdir. Tüm bunlardan önce seks anına giriş kısmındaki ufak çekişmelerde kim bilir elbiseler çıkarken daha önce beşine benerine tanık olmadığınız mükemmel bir ana denk gelebilirsiniz.

Ve seksten bahsetmek gerekirse hiçbir zaman böylesine tahrik olabileceğiniz farklı gelen bir şeyle birlikte olamadığınızı anlayacaksınız. Çünkü o baskınlık çekişmesiyle birlikte mükemmel hazların vücudunuzda ahenkle dans edeceği zamanlarda kendinizden geçecek daha önce neden geç kaldığınızı sorgulatacak şeylerle karşılaşacaksınız. Eğer bunlarla bir an önce tanışmak itiyorsanız bu travestiler bu mükemmel sitede sizleri bekliyor diyebiliriz. Size uygun ankara travesti veya istanbul travesti bayanlarımız dünyanızı sallamak için sizleri bekliyor. Mükemmel anlarınıza ramak kala en iyi hamleniz seçimlerinize bir an önce başlamak olsun ve bunu yaparkende son derece rahat olabilirsiniz. Çünkü sitemizdeki her travesti bayan elit ve klas olmasıyla beraber işlerinde bir numaradırlar. Bir beyefendiye nasıl davranması gerektiğini iyi bilir onun için her şeyi yapıp tamamen tatminliği aklınıza kazıyıp sizler için mükemmel bir ortam oluştururlar. İyi seçimler.

 

Adana Travestileri, Ankara Travestileri, Antalya Travestileri, Aydın Travestileri, Balıkesir Travestileri, Blog Travesti, Bursa Travestileri, Denizli Travestileri, Diyarbakır Travestileri, Gaziantep Travestileri, Genel, Hatay Travestileri, İstanbul Travestileri, İzmir Travestileri, İzmit Travestileri, Kayseri Travestileri, Kocaeli Travestileri, Konya Travestileri, Sakarya Travestileri, Samsun Travestileri, Travesti, Van Travestileri kategorisine gönderildi | Yorum bırakın